Endoskopi uygulaması cerrahi girişimlerle kıyaslandığında çok daha güvenli bir işlemdir. Ancak her tıbbi uygulama gibi son derece düşük bile olsa endoskopinin de barındırdığı bazı riskler vardır. Gelin bu faktörlere yakından bakalım…
Endoskopik işlemlerin büyük çoğunluğu muayene ve biyopsiden oluşmaktadır. Bu da enfeksiyon riskinin çok düşük olduğu anlamına gelir. Endoskopi ile birlikte başka işlemler de gerçekleştiriliyorsa bir enfeksiyon riskinden söz edebilir. Ancak bu enfeksiyonlar antibiyotiklerle kolayca giderilebilecek küçük enfeksiyonlardır.
Endoskopi uygulaması sırasında kanama yaşanabilir. Ancak bu da son derece düşük bir risktir.
Üst endoskopi öncesinde doktor bazı durumlarda operasyonun daha rahat gerçekleşmesi adına hastaya sedasyon uygulanmasına karar verebilir. Bu hastanın konforu ve işlemin kolay gerçekleşmesi için yapılır. Yine çok nadir karşılaşılsa bile kimi zaman hastanın sedasyona reaksiyon gösterebilir.
Yine çok düşük bir risk olsa da yemek borusu ya da üst sindirim sisteminde meydana gelen yırtık, organlara zarar verebilir. Ancak bu da çok nadir karşılaşılan bir durumdur.
Endoskopi uygulamasının ardından bu sıraladığımız şikayetleri yaşıyorsanız geç kalmadan doktorunuza başvurmanız gerekir.
Endoskopiye hazırlık sürecinde midenin boş olması gerekir. Bu yüzden endoskopiden önce sekiz saate kadar yemek ve içmek bırakılmalıdır.
Endoskopi uygulamasının öncesinde doktorunuzu kullandığınız ilaçlarla ilgili bilgilendirmeniz gerekir. Özellikle yoğun kanamalara neden olabileceği için kan sulandırıcı ilaçlarınızı birkaç gün önceden doktor gözetiminde bırakmanız gerekir.
Endoskopi uygulamasının ağrısız ve konforlu şekilde geçmesi için hastaya bazı sedasyon teknikleri uygulanır. Bu yüzden endoskopi sonrasında hastaya yardımcı olacak bir refakatçinin bulunması gerekir.
Gerekli görülürse hastaya kalp atışının, tansiyonun ve solunumun kontrol altında tutulabilmesi için elektrotlar bağlanabilir.
Endoskopi işlemi planlı bir uygulamadır ve kişinin tıbbi durumu gözetilerek uygulanır. Örneğin kalp pili kullanan hastalar için kalp ritmi monitörize edilerek uygulanır. Ancak sindirim kanalında tıkanıklıkları olan veya yutma sorunu yaşayan kişiler için endoskopi uygun bir işlem değildir.
Kişinin genel durumuna bağlı olarak değişkenlik gösterse de ortalama 15 – 30 dakika içerisinde tamamlanır.
Endoskopi uygulamasının ardından iki saat süresince hiçbir şey yenilip içilmemesi gerekir. Mide bulantısı veya kusma olmaması için iki saatin ardından sıvı besinler tüketilebilir. Sonrasında da kişi normal beslenme rutinine dönebilir.
Geçmişe kıyasla günümüzde kullanılan endoskopların en büyük avantajlarının başında yüksek çözünürlüklü görüntüleme olanağı gelir. Bununla birlikte endoskopiyi görüntüleme teknolojisi olmaktan öteye geçirip cerrahi prosedürle birleştiren yenilikçi teknikler de vardır.
Uygulanan tetkiklerin kesin teşhis için yeterli veri sağlamadığı hallerde kapsül endoskopiye başvurulabilir. İçerisinde küçük bir kameranın yer aldığı bir hap hastaya içirilir. Bu kapsül sindirim kanallarında ilerler ve tetkikler için detaylı veri sağlar.
Pankreas ve safra kanallarındaki problemlerin teşhis ve tedavisinde endoskopi ve X ışınlarının birlikte kullanılmasıdır.
Endoskopi uygulaması esnasında bağırsak astarında özel bir boya kullanılan tekniktir. Bağırsak astarında anormal bir durum söz konusu ise bu teknik doktorun daha iyi gözlem yapmasına olanak sağlar.
Ultrason teknolojisi ve endoskopinin birleşimini ifade eden bu teknik klasik endoskopinin görüntülemekte yetersiz kaldığı organ ve yapılar hakkında veri sağlar.
Sindirim sisteminde bulunan kanserli dokularla mücadelede kullanılan bir yöntemdir. Anormallik tespit edilen dokunun altına bir sıvı enjekte edilir. Bu sayede kanserli doku diğer katmanlardan ayrılır, çıkartılması daha kolay olur.
Endoskopi uygulamasının fiyatlandırılması; işlemin gerçekleştirileceği merkezin tecrübe ve donanımı, doktorun uzmanlığı ve birikimine göre değişkenlik arz eder.
Kişinin endoskopiden önce 6 ila 8 saat süresince aç olması ve aşırı su içmemesi gerekir. Zira anesteziden dolayı endoskopi sırasında veya sonrasında mide bulantısı yaşamaması için buna dikkat etmesi gerekir.
Endoskopi işleminin ardından kişi boğaz ağrısı veya mide bulantısı yaşayabilir. Ancak bu etkiler birkaç saat içerisinde kendiliğinden geçecektir. Buna karşın kişi solunum güçlüğü, kanama, karın ağrısı, mide yanması gibi sorunlar yaşıyorsa geç kalmadan doktoruna başvurmalıdır.
Hasta hafif uyutularak işlem gerçekleştirilir. Bu hastanın uygulama sırasında herhangi bir ağrı veya rahatsızlık hissetmemesi için önemlidir.
Endoskopi sonuçlarının alınma süresi yapılan işleme göre değişebilir. Örneğin ülser şüphesinden ötürü endoskopi yapıldıysa hemen sonuçlar alınabilir. Ancak biyopsi yapıldıysa laboratuvar sonuçlarının alınması birkaç günü bulabilir.